Seni Kim Neden Yarattı?

Bir gün elime boş bir beyaz sayfa alıp bir insan resmi çizmeye başladım… Önce yüzünün hatlarını sonra gözlerini, burnunu, ağzını, saçlarını, boynunu, gövdesini ve kıyafetlerini derken bir görüntü çıktı meydana.

Sonra şu soruyu sordum kendime?

Bu resimdeki insan ben çizmeden önce burada değildi. Henüz ortada yoktu…

Peki, bu kâğıt boş beyaz bir sayfayken ortaya çıkan bu insan resmine sorabilir miydim acaba, seni çizebilir miyim?

İşte tüm bildiklerimi yeniden gözden geçirmeme sebep olan düşünceydi bu.

Ve şu soruyu sordurdu kendime…

Ben şu an çizilmiş bir resim miyim?

Ben, kainattaki her şey ve her canlı gibi bu evrenden bir parçayım. Elbette bu dünyadaki materyalin ürünüyüm.

Beni kim mi yarattı?

Rahman olan esirgeyen babam ve Rahim olan bağışlayan yuva olan annem…

Onları kim yarattı? Onların ataları… Onları da onların ataları… Özünde hepimizi bu evren, bu kainat ve bu dünya yarattı. Tanrı bütün kainatsa bizler de içindeki tüm yaşam ile onunla yaşayan ve onu yaşatan parçaları değil miyiz?

Kutsal kitapta da belirtildiği gibi: “…ve biz ona şah damarından daha yakınız.”

En çok duyduğum sorulardan birisidir “Tanrı beni neden yarattı?”.

Tanrı seni yarattı mı?

İşte bu soruyu sorduğunda başlıyor hikâye… Var olmayana sorulamayacağı için, bu soruyu sormak istediğinde aynanın karşısına geç ve sor gördüğün kişiye…

Beni neden yarattın?

Hamlet’in o meşhur sahnesi gibi “Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu…”

"İçeriği Nasıl Buldun? Hemen Bir İfade Bırak!"